HİDAYET NİMETİNİN ŞÜKRÜ ALLAH YOLUNDA CİHADDIR

Dünyanın yaratılışından beri süregelen gündüzle gecenin savaşı gibi Hz. Adem’in yaratılışıyla başlayan Hak-Batıl savaşının Hak dava tarafının yılmaz, yorulmaz müdafilerinden, Milli Gençlik Vakfı Şehit Genel Başkanı, Dava Adamı, Güle sevdalı Başkan, Saatleri zafere ayarlayan adam Adnan DEMİRTÜRK ağabeyimizi mezarı başında Erbakan Vakfı Vakfıkebir İlçe Teşkilatı olarak düzenlediğimiz anma programını Kuran-I Kerim ve Kelime-i Tevhid eşliğinde gerçekleştirmiş bulunmaktayız.

Giriş
Güncellenme

Erbakan Vakfı Vakfıkebir İlçe Temsilcisi Ömer Faruk BULUT “ Dünyanın yaratılışından beri süregelen gündüzle gecenin savaşı gibi Hz. Adem’in yaratılışıyla başlayan Hak-Batıl savaşının Hak dava tarafının yılmaz, yorulmaz müdafilerinden, Milli Gençlik Vakfı Şehit Genel Başkanı, Dava Adamı, Güle sevdalı Başkan, Saatleri zafere ayarlayan adam Adnan DEMİRTÜRK ağabeyimizi mezarı başında Erbakan Vakfı Vakfıkebir İlçe Teşkilatı olarak düzenlediğimiz anma programını Kuran-I Kerim ve Kelime-i Tevhid eşliğinde gerçekleştirmiş bulunmaktayız.

Yaşadığımız şu günlerde onun değerini ve yokluğunu daha iyi idrak ediyoruz. Doğu Türkistan’da, Filistin’de,  Myanmar’da ve nice yerlerde müslüman ve mazlumlara yapılan zulümleri gördükçe Adnan DEMİRTÜRK ve onun gibi nice dava adamının şehid oluşu bizleri hüzünlendiriyor. Şehid olmaları onlar açısından çok  güzel, peygamberlerden sonraki en büyük makam. Ama gerida kalan ümmet için çok büyük değer kaybı. Rabbim en kısa zamanda müslümanların birlikteliğini ve bu birliktelikle beraber dünyada süregelen zulüm düzenin bittiğini bize göstersin.” Şeklinde açıklamalarda bulundu.

Adnan ağabey sevdası Türkiye ve gençlik olan bir dava adamıydı. Teşkilatçılık modelini adeta yeniden yazmış ve teşkilatlara ekip çalışmasının önemini anlatıyor, tek kişilik ordu döneminin sona erdğini belirtiyordu. Slogan insanı değil, üslup insanı, vizyon insanı olmalıyız diyordu.  Çalışma arkadaşları vazife adamı olmaya davet ediyor ve bir konuşmasında şöyle diyordu;

“Kıymetli taşlar az olduğu için kıymetlidir, karataşlar çok olduğu için kıymetsizdır. Dava adamları azdır ve dava adamlığı en büyük vasıftır. Vazife adamı denildiği zaman, görev verildiğinde gözümüzün arkada kalmayacağı insan anlaşılır. İnsanlar yalnız inandık demekle kurtulacak ve hesaba çekilmeyeceklerini mi sanıyorlar? 50-60 yıllık ömrümüzde çetin imtihanlardan geçeceğiz. Ömrü yaşamaya değer kılan şey dava adamı olmaktır. Biz insanları yalnızca Allah’a kul olmaları için mücadele etmeye çalışacağız. Allah’a kavuşmayı her şeyden fazla isteyeceğiz. Çalışma ve ibadet hazzını duymaya başlamalıyız.Yunus’u Yunus yapan, bizim kapımızdan odunun bile eğrisi giremez sadakatidir. Unutmayınız ki sel gider kumu kalır, gönüllerinizi açın be yürüyün, toplumsal değişimin bir tek yolu var kendimizi değiştirmek. Birbirimizi seversek Allahta bizi sever ve önümüzü açar.”

Teşkilat çalışmaları ve İlkadımın 80. Yıl münasebetiyle bir dizi programa katılmak üzere Samsun’a gitmiş ve 15 Mayıs 1999 günü 3 kader arkadaşıyla beraber dönüş yolunda, Havza civarında Musa SERTKAYA’nın ağır yaralı olarak kurtulduğu bir kaza sonucu Adnan DEMİRTÜRK, Talha Özcan EYÜBOĞLU ve Ahmet Zahit TURAN Hakka yürüyorlardı.

Rahmet olsun Şehid Başkana ve yol arkadaşlarına. Allah Şehadetlerini kabul etsin.