Hafta sonu İlçe Gençlik Merkezi tarafından Vakfıkebir’de ilk kez doğaseverler için yürüyüş düzenlendi. Bizde bu yürüyüşe iştirak ettik.
Sonuç olarak hoş bir hafta sonu geçirdim/geçirdik.
Gezi güzergâhı Kavalık Tepesi- Zera Deresi ve Kadıralak Yaylasıydı. İlçe Gençlik Merkezi’nin önünden arabayla hareket ederek Kavalik Tepesinde ilk molayı yerdik. Açık olan Alabalık tesislerinde günün ilk çayını içtikten sonra yola koyulduk.
Gezimiz yaklaşık 3-4 kilometrelik bir yürüyüş bandıydı. Zera Deresine gelmeden belli bir mesafede yürüyüşe başladık. Dere boyu yürümeye başlayınca hani hep deriz ya insan ilk önce kendi memleketini tanıyacak. Gerçekten öyle dere boyu o kadar güzel manzaralar var ki görmenizi isterdim.
Doğaseverlerin bazısı yürürken bazıları da benim gibi fotoğraf çektiler. Şunu söylemek lazım ortaya öyle fotoğraflar çıktı ki resmen tabloluk, büyültülerek her yere asılabilecek güzellikte.
Yürüyerek Kadıralak Yaylasına çıktığımızda havanın bazen açtığı bazen de kuru duman kapladığını gördük. Ama yürüyüşe katılanlar o kadar mutlu oldular ki havanın dumanlı olması kimseyi etkilemedi.
Kadıralak yaylasında bir akşam önce kar yağmasına rağmen bahçelerde ve inşaatlarda çalışan yayla sakinlerine rastlamak mümkündü. Hatta açık olan kahvehane bile vardı.
Düşünebiliyor musunuz varillerden yapılmış soba gürül gürül yanıyor. Yürümekten yorgun düştünüz, yorgunluğumuz sobanın karşısında ısınırken yok oldu. Tabi ki sobanın karşısında ısınmanın zevki de çok başka oluyor.
Kahvehanenin sahibi teveccüh göstererek burada yemek yememize yardımcı oldu. Yemekten sonra ise herkes bir tarafa doğru yaylanın tadını çıkartmak için gezindi. Bizler ise fotoğraf çekmenin derdindeydik.
Sonuç olarak kendim için bir Pazar günü geçirmenin zevkini yaşadım.
Bu zevki bizlere tattıran Gençlik Merkezi Müdürü Sayın Mustafa Turupçu’ya şahsim olarak huzurlarınızda teşekkür etmek istiyorum. Gerçekten son derece misafirperver olarak bizleri gezdirdi/ağırladı.
Farkında mısınız bilmem hep şikâyet ederiz.
Vakfıkebir’de hiç bir şey yapılmıyor. Sosyal etkinlikler yok, o yok bu yok diye.
Peki, bir haftadan beri belediye hoparlöründen ilan ediliyor, hafta sonu Gençlik Merkezi tarafından doğa yürüyüşü yapılacak diye.
Sanırım duymadınız yazık.
Anons yapılmasına rağmen az sayıda doğaseverin yürüyüşe katılmasını çok yadırgadım.
Ama doğru neden yadırgıyorsunuz diyebilirsiniz.
Çünkü burada topluca resim çekilmedi. Birileri beni de görsün diyebileceğiniz bir kare yoktu.
Kimseye dalkavukluk yapamazdınız.
Ama şunu rahatlıkla söyleyebilirim Sayın Turupçu’nun misafirperverliğini kaçırdınız.
Yürüyüş sırasında sohbetimizde Müdür Turupcu, bu tür yürüyüşler her zaman yapılacağının müjdesini de verdi.
Ama ben endişeliyim. Katılım yine olmasa bu tür etkinlikleri yapma cesaretini hiç kimse göstermez/göstermeyecektir de haklı olarak.
İnşallah bizler yanılırız.
Bekleyelim görelim…
TEMEL ATMA TÖRENİ
Yalıköy Beldesi Merkez Camisi ihtiyaca cevap vermediği için, her tarafı yıkılıp döküldüğünden belde sakinlerinin ortak kararıyla yıkılarak yerine yapılmasına karar vermişler. Bu kararlarından dolayı kendilerini kutluyorum ve Allah Yardımcıları da olsun diyorum.
Bizlerde temel atma törenine davet edildik ve davete katıldık. Kısa zaman içersinde temel atma töreni yapılmasına karar verilerek yürürlüğe konuldu. Sonuç olarak falsosu olmayan ilk kez bir tören düzenlenmiş oldu.
Ağırlıkla hayırsever vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği törende her zaman olduğu gibi protokolde vardı. Ben böyle törenlerde her zaman önceliğin hayırseverlere verilmesinden yanayım. Çünkü dün de törende görülen şey protokolün resim çektirmenin haricin de hiçbir katkısı yoktu. Yalnızca resimlerde bizlerde görünelim görüntüsü ortaya çıktı.
Törende aklıma takılan bir soruyu hem İl Müftüsü Sayın Çakı’ya hem de İlçe Müftüsü Tokdemir’e sordum açıkçacı verdikleri cevap beni tatmin etmedi.
Sorum ise neden Vakfıkebir’li bir imam arkadaşın Kur’an-i Kerim okumadığı yönündeydi. Cevap ise okuyacak olan Vakfıkebir’li imam arkadaşın hastasının çıkması nedeniyle yerine Of’tan gelen bir arkadaşa okutmalarıydı.
Benim aklıma koskoca ilçede Kur’an okuyacak imam yoktu mu acaba diye geldi. Bu ilçede bildiğim kadarıyla Kur’an okumada il ve Türkiye genelinde dereceleri olanlar vardı.
Yoksa ben mi yanlış hatırlıyorum.
Yorum size ait…