“28 seneden beri her yönüyle kandırılıyoruz. Çünkü eski Cumhurbaşkanı Kenan EVREN’in o Cumhurbaşkanlığı kupasını verirken söylediği “yeter bu kadar aldığınız kupalar, biraz da başka takımlar alsın” demesiyle başlayan gelenek aynen sürüyor. İşte Trabzonspor un yolları ta buralarda kesildi. Bu yollar açılamazsa kandırılmaya devam edeceğiz.”
*
Ligin ilk yarısı son maçı Trabzonspor Karabükspor’u 3-0 yendikten sonra devre arasında İstanbul futbol yorumcuları spor programlarında tek ağız olmuş; “Trabzonspor 9 puan fark yapacak bir kadroya sahip değildir” fikrinde birlememiş miydi?
*
Devre arasındaki transferlerde Trabzonspor yönetimi neredeyse hiç adam alma taraftarı değildi. Takımın iç yapısı zedelenir denilerek, bu farkı başka takım mı yaptı mantığını öne sürdüler. Yapılan transferler sanki de kerhen cinsten. Prozek kardeşler bile vasat düzeyinde.
Ancak; Bizce Trabzonspor’un hocası Şenol GÜNEŞ ile başkan Sadri ŞENER kurşunu kendi ayağına sıkmıştır. İşini ciddiye almamış, Trabzonspor sevgisinden kendisini fındık dalına asan taraftarların takımı olduklarını algılayamamışlar. Olimpiyat stadını dolduran milyonlarca kalbin temsilcisi 61 bin kişinin tezahüratları dahi onları girdikleri bu rehavetten demek ki uyandıramadı.
*
İkinci yarı başladıktan sonra ilk yarı neredeyse sakat vermeyen Trabzonspor, Filistin cephesindeki revire döndürüldü. Beyin travmaları, burun kırılmaları, Amerikada soluğu aldırılan Avrupanın en iyi kalecisi! İlk yarı fırtına gibi esen Serkan ise bu sebepten olacak ki gözü korkutuldu, birden spobu bozulan lastik gibi söndü, formdan düştü. Jaja’nın kalitesini öven İstanbul çığırtkanları motivasyonunu bozdu, sakarlığı üzerinden eksik olmayan uzatmalı kaptan Umut ile şanssızlığını hırsı veya kırık burnu ile yenen Burak YILMAZ’ı ikinci yarı Karabük maçına kadar izledik.
*
Aykut KOCAMAN, Mehmet ÖZDİLEK veya Rıza ÇALIMBAY formasını sırtında ıslattığı takımlarına karşı, başka takımların teknik direktörü olarak çıktıklarında, onları nasıl hoşgörülü ağırladıkları skorlarla malumdur. Trabzonspor formasını terleri ile ıslatan başka takımların hocalarında durum tam tersidir. Bu dalda da Trabzonspor kendi ayağını kurşunlamıştır. Şota’sıyla, Tolunay’ı ile. Eskişehirspor maçında Bülent’in Fenerbahçeye hizmeti, Trabzonspora karşı militarist hırsı mükemmel bir örnektir. Mehmet ÖZDİLEK'in de Beşiktaş’a karşı kulübesinde saldırgan hareketler yaptığından türübüne gönderildiğine şahit olmadık, olamayız. Oysa Trabzonspor formasıyla Türkiye ve Dünya’ya açılan bizden yetişen uşaq’ların hançeri sırtımızda iken “Sende mi Bürütüs” dercesine seyrettik.
*
Sırtında 61 numaralı olanların saldırgan futbollarını, yaptıklarını, attıkları golleri görmemek hiç olur mu? Karadeniz soyadı taşıyanlar için keşke Batuhan MARMARA olsaydı diyerek teselli bulduk. Bunları gördükçe bizim Hırvat GAPRİÇ’in Trabzonspor’a attığı golde ne kadar masum kaldığına, ve yukarıdaki serzenişimizi ne güzel tarif ettiğine şahit değilmiyiz? İşte Gabriç’in gol’ü hem Şenol GÜNEŞ’in ve Sadri ŞENER’in ayağına sıktığı şampiyonluk mermisinin ta kendisidir. Seneye Şampiyonlar Liginde ona forma giydirilirmi çok merak ediyorum? Gabriç Fenerbahçe’de futbol oynasa ve bu durum gerçekleşseydi futbol hayatı nasıl yön alırdı?
*
Başbakana çıkan Fenerbahçe heyetine yapılan Bucaspor telkini bana Kenan EVREN’in “Yeter bu kadar aldığınız kupalar, birazda başka takımlar alsın” geleneğinin sürdüğünü hatırlattı. Bunun için haftaya Sivas’ta Fenerbahçe yedeklerle çıksa bile bu hakemlerimizle 7-0 kazanacağı malumdur. Trabzon şampiyon olsa bile bu zihniyet asla değiştirilemez!
Çok Büyüksün Trabzonspor.