“ Ertelenmiş sorunlar çözümlenmemiş sorunlardır”
***
Temmuz, Ağustos, Eylül;
Al gülüm, ver gülüm…
Özeti; bir şarkı sözü gibi:
“ Gülüm benim”
***
Ekim, Kasım;
“Ha bugün, ha yarın” diye beklerken…
Özeti; dizi filmi ismi gibi:
“ Öyle bir geçer zaman ki”
***
Aralık’a girerken,
Geçmişte birbirlerini ağırlamakta kusur etmeyenler,
Birbirlerine girdiler birden.
Özeti; bir TV reklamı:
“Karada, denizde, metroda, havada çekmiyormuş”
***
Özünde denizlerin kanunudur bu; daha doğrusu köpek balıklarının.
Bilim adamlarının köpek balıkları üzerinde yaptıkları araştırmaya göre; sürü halinde avlanan bu savaşçı balıklar, avlarına saldırırken yaralanmamaya özen gösterirlermiş. Eğer avlanma sırasında yara alırlarsa işleri bitikmiş. Çünkü yaralanan bölgeye, beraber avlandıkları diğer balıklar saldırmaya, o bölgeden bir parça kopartmaya çalışırlarmış.
Aynı yerden bitmez tükenmez diş yarası almaya başlayan balık, dayanamaz ve kan kaybından yavaş yavaş ölürmüş.
***
Denizlerin kanuna göre, köpek balıkları kan kokusunu hiç unutmazlarmış.
Hele tanıdık bir koku aldılar mı, o kokunun kaynağı olan yaraya bu defa gözü kara ve acımasız bir şekilde saldırırlarmış ve bundan da kurtuluş olamazmış.
***
Yine denizlerin kanununa göre, yaralı bir köpek balığına, kendi sürüsü saldırdığı zaman meydana gelen arbedede çok sayıda balık ölümcül darbe alırmış ve sürünün yeni yetmeleri o balıkların yaralarını didikleye didikleye işlerini bitirip kan/can sahibi olurlarmış.
***
Denizlerin kanunu;
İbret ve hikmet kaynağı...
Tabi almasını bilene…