1999 depremi mühendis yapmıştı herkesi.
Elde ne var?
Öğrendiğimiz; “depremle yaşamaya alışmamış gerektiği” önlem almazsak dünyanın eninde-sonunda başımıza yıkılacağı gerçeğidir.
Ve... Hayat aynen devam ediyor.
Kalan sağlar bizimdir!
***
Sekiz ay içinde de herkes hukukçu ve spor yorumcusu oldu.
Oysa...
Kitapta yazılanlar belli... Yaşananlar ve yapılanlar da.
Dere geçerken at mı değiştirilir? Üstelik çocuğun adının koyulduğu tarih bellidir.
Nedir o zaman sorun?
Sorun; zaman kazanmak, kamuoyu oluşturmak, kafa bulandırmak değil de nedir?
***
Ama öyle ama böyle geçti mi sekiz ay?
Elde ne var?
“Yağcı inek kasabın bıçağını yalar” sözünün geçerliliği...
***
(Orduspor Başkanı Sn. Nedim Türkmen’i yürekten kutluyorum. Ülkemin böyle insanlara ihtiyacı olduğunu bir kez daha anladım. Orduspor Spor Toto Süper Lig’e çıktığında sevinçten hıçkıra hıçkıra ağlamam boşa değilmiş meğer.)
***
Şenol Güneş’in TFF’nin Olağanüstü Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmaya sıra gelince...
Güneş’in işi o gün çok ama çok zordu. Öyle bir konuşmalıydı ki aklı dümen, duyguları yakıt olmalıydı. Yani hem etkilemeli hem de yol göstermeliydi. Başka deyişle; aklını diliyle kullanma sanatını en iyi şekilde sergilemeliydi. Zira yıllardır hakkı yenen takımın teknik adamı olduğu kadar, bazı kesimler tarafından eleştirilendi.
***
Gördük ki Şenol Güneş'in o günkü konuşması sonuca direkt etki yaptı. Kelimeler insanların kullandığı en etkili haplar olduğu için anlamlı cümleleri tabiri caizse anında kana karıştı.
Düşünün bi; oylamadan evvel birçok delege niyetini belli etmemiş miydi?
Karizması olmayan(!) adamı salon ağzı açık dinledi.
Aslında bu, taraflı tarafsız herkese ücretsiz verilen bir dersti.
Saçına-başına-sakalına/giyimine kuşamına yatırım yapmayan adam(!), takımının hakkı yenen biri gibi değil de, farklı dünyadan ihraç edilen bilge adam gibi konuştu.
***
Kelimeleri üçboyutluydu... İçinin yandığı her halinden belliydi:
"Yanlış yolda ne kadar gidersek gidelim, bu bizi doğru hedefe götürmez",
"Adalet güzeldir, fakat liderlerde olursa daha da güzel olur",
"Yanlışlar ve doğrular vardır, ikisini de yaparsanız yaşarsınız, ama ölü gibi...",
"Dün ile bugün arasında kavga çıkartırsak yarını kaybederiz" demek istedi.
***
Bazıları "Neden direkt kupayı istemedi?" diyebilir.
Kardeşim, yatırımı beynine yapan kişi içini ancak bu şekil boşaltabilir. Deveye binip çalı arkasına saklanan insanlara çağrı ancak bu şekil yapılabilir.
Daha ne desin? Ayrıca lafın tamamı deliye söylenir.
***
TFF Başkanı Sn. Aydınlar’ın "Yukarıda Allah var" demesi "Ben elimden geleni yaptım" anlamına gelmiyor mu?