Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Nurgül GÜNAYDIN
Nurgül GÜNAYDIN
Referanduma Dair Netleşen Saflar ve İlginçlikler
01 Eylül 2010, 09:51

Dün akşam Trabzonspor – M.P. Antalyaspor maçı başlamadan televizyon karşısında yerimi alırken kazanılacak maçtan sonra ‘’Antalya sıcağında kolbastı ‘’ başlıklı bir yazı yazmayı düşünüyordum. Maç elektrik kesintisinin yanında akıcılığı olmayan bir roman gibi gelmeye başlayınca bu niyetimden de vazgeçtim. Sanki Ramazan ayına uygun olarak biraz isteksiz, biraz yorgun, biraz ağır çekim bir maç seyrettik. Aklıma uzun sokak geldi. İnsanlar Ramazan nedeniyle günün belli saatlerinde ki, bu öğleden sonra 15.00-16.00 arası oluyor vücutlarının dirençleri kırılmış halsiz bir biçimde sokakta oradan oraya yürüyorlar. Ramazanın tüm hoşgörü ve bereketi yanında bu ağır çekim görüntülerde bir parçası sanırım.
                               *               *                      *
12 Eylül referandumuna kilitlenmiş siyasette Ramazan Ayna uyum sağlamış bir biçimde devam ediyor çalışmalarına. Liverpool maçı öncesi Bakan Özak’ın Faroz Balıkçı Barınağında verdiği iftara katıldık. Aslında içimizde maçın heyecanı olduğundan orucumuzu biran önce açıp stadın yolunu tutmak geçiyordu aklımızdan. Bakan Özak her zamanki gibi kendinden emin ve oldukça sıcak tavırlarıyla vatandaşla sohbet ediyordu. Misafirleriyle de öyle referandumu konuşmuyordu. Trabzonspor’dan konuşuldu, sonra iftar yemeği yendi ve stadın yolu tutuldu. Bazıları yağmur altında iftarını açtı, güzel de bir iftardı uzun zamandır özlenen yağmur altında olunca…
                           *                              *                      *
Saflar da. ‘evet’ciler, ‘hayır’cılar şeklinde iyice netleşmeye başladı. Platformlar kuruluyor birbirine karşı. Burada ‘evet’çiler bana göre biraz daha ağırlıkta, zira daha önce bağımsız bir şekilde ‘hayır’ını açıklayanlar, ‘evet platformu’nun çalışmalarını görünce tekrar birkaç sivil toplum olarak bir araya gelip ‘hayır platformu’ oluşturmuş. Ne kadar ilginç söylemlerle kamuoyuna gerekçelerini anlatıyorlar. Özellikle ‘hayır’cılar. Niye mi? Sadece yeni anayasaya hayır demiyorlar, AK Parti’ye de ‘hayır’ diyorlar, daha doğrusu bu şekilde kamuoyuna lanse ediyorlar düşüncelerini. Yani siyaset yapıyorlar. Ancak ‘evet’çilere baktığımızda hiçbirisi çıkıp, ‘biz AK Parti’ye evet’ dediğimiz için yeni anayasaya da ‘evet diyoruz’ demiyor. Yani siyaset yapmıyorlar. Bunu açıklamalarında üzerine basa basa vurguluyorlar. Hatta Evet’çilerin içinde AK Parti’ye karşı olan pek çok stö de var. Peki bunlar ‘evet’ demekle AK Parti’ye de mi ‘evet’ diyor. Tabiî ki hayır. Yani burada siyaseti ayırmasını biliyorlar. Ve en önemlisi Referanduma siyaseti karıştırmamakla cesur davranabiliyorlar. Ancak ‘hayır’cıların söylemlerine baktığımızda siyaseti elden bırakamadıklarını rahatlıkla görebiliyoruz.
                         *                                *                                  *
Şimdi hem AK Parti’de hem muhalefet partilerinde kendimce gördüğüm bazı eksik noktalara kısaca değinmek istiyorum. AK Parti’de Belediye Başkanı da vekillerle sahaya inerek çalışmasını sürdürüyor. Başkan Gümrükçüoğlu ile bir gün esnaf ziyaretinde birlikteydik. Ve hakikaten bu şehrin Başkan Gümrükçüoğlu’na oldukça samimi bir şekilde yaklaştığını, tevazu gösterdiğini gördük. Gümrükçüoğlu vatandaşla kucaklaşmayı, onunla nasıl konuşacağını çok iyi biliyor, vatandaşla iletişimi çok iyi sağlıyor. Ancak bazı partililerin (küstürülen) hiçbir şekilde hiçbir çalışma içinde olmadığını gözlemliyoruz şu süreçte. Hiçbir yerde yoklar. Belki genel seçimler kadar hareketli değil ancak referandum çalışmalarında AK Parti’li vekiller biraz yalnız bırakılmış gibi. Küskünler her ne kadar, ‘referanduma evet’ ama çalışmak yok’ deseler de, onları sorgulamak gerektiği kadar onları kazanmaya çalışmayanları da sorgulamak gerektiği inancındayım.
                             *                            *                                  *
Muhalefette de durum biraz daha farklı. Cumhuriyet Halk Partisi bir basın bürosu oluşturmuş, hemen her gün bir haber geçiliyor. Sürekli bu köşeden eleştirdiğim bir konuyu yine tekrar etmeden geçemeyeceğim. Özellikle il başkanının programlarının hiçbirisinde basın yoktur, daha doğrusu çağrılmaz. İl Başkanı’nın programlarına ilişkin haberler CHP basın bürosu çıkışlı ve tek kalemden yazılı olarak servis ediliyor. Bir de CHP Milletvekili Hamzaçebi ile ilgili konu var. CHP Gençlik Kolları, Kadın Kolları, il başkan yardımcısının programları hepsi CHP basın bürosundan bütün basına gönderilirken, Milletvekili Akif Hamzaçebi’nin hiçbir programına ilişkin bir haber geçilmez, bunu da anlamış değiliz. Yani Akif Hamzaçebi’nin programlarına ilişkin hiçbir bilgilendirme yapılmaması da ilginç. İl Başkanı’nın programlarına çağrılmamayı anladık, sonradan haberi de geçiliyor ancak Hamzaçebi’nin haberi de yok ortalarda…..CHP’de de böyle ilginç bir durum gözlemliyoruz.

 

Bu yazı 319 defa okunmuştur.
Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Yazara Ait Diğer Yazılar

Aksal YAVUZ Aksal YAVUZ
ŞENOL GÜNEŞ ETKİLEDİ
Cemal ÖNER Cemal ÖNER
Futbol un keyfi kaçtı!
M.Bülent ALP M.Bülent ALP
Kongreler
Yusuf Reha Alp Yusuf Reha Alp
Peygamber Ahlakı...
HİKMET AKSOY HİKMET AKSOY
FOL DERESİ UKARİ DİREN YOLİ GİDER Mİ?
HASAN BAHADIR HASAN BAHADIR
Yeni Hastaneye "BÜYÜKLİMAN" Adı Yakışır
Nurgül GÜNAYDIN Nurgül GÜNAYDIN
Başbakan'n Takımı Milli Takımdır

SİTE ANKET

Vakfıkebir Devlet Hastahanesinin yeni adı Büyükliman Devlet Hastahanesi olsun mu?



EN ÇOK OKUNANLAR

  • Bugün haber eklenmedi.