Trabzon’un şirin Tonya ilçesinde, Meslek Yüksekokulu açılması için, her gün yeni bir alternatif gündeme getirilmesine rağmen bugüne kadar bir türlü sonuç alınamamanın üzüntüsü yaşanıyor.
Tarih 14 Temmuz 2007 Cumartesi günü, yer Cumhuriyet Meydanı. Dönemin Bayındırlık Bakanı şimdiki Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak, AK Parti’nin düzenlediği ilçe mitinginde Tonya’ya Meslek Yüksekokulun kurulacağının hem sözünü vermiş hem de müjdesini vermişti.
Bu kez tarih 21 Mart 2009 Cumartesi, yer yine Cumhuriyet Meydanı. Yerel seçimler için AK Parti’nin düzenlediği mitingde Milletvekili Mustafa Cumur, Tonyalılara hitaben yaptığı konuşmada öyle bir söz verdi ki, bu söz karşısında çok mutlu olan Tonyalılar, milletvekilini alkış yağmuruna tutmuştu.
Şimdi merak ediyorsunuzdur Milletvekili Mustafa Cumur, Tonyalılar nasıl bir söz vermişti?
Cumur konuşmasında; “Siz belediye başkanımızı bir kez daha seçin, sizlere söz veriyoruz Tonya ilçemizde meslek yüksek okulunu açacağız. Eğer açamazsak bir daha gelip sizden oy istemeyeceğiz.”
Şimdi Tonyalılar şu soruların cevabını bekliyor!..
1-Belediye Başkanı Ahmet Kurt’u birinci dönemde ANAP’tan % 49.2, ikinci dönem
AK Parti’den % 49.8, üçüncü dönem yine AK Parti’den % 52 .2 oranında oy vererek belediye başkanı seçmekle yanlış mı yaptık?
2-AK Parti iktidarı döneminde ilk seçimde %54, ikinci seçimde ise % 57 oranında oy vermekle yanlış mı yaptık?
3-Yine İl Genel Meclis üyeliği seçimlerinde oy vererek AK Parti’nin 2–0 yapmasını sağladık da acaba yine hata mı yaptık?
2011 genel seçimleri geldi çattı… Ancak hala verilen sözlerin yerine getirilmediğini ifade eden Tonyalıların, ‘siyasiler şimdi hangi vaatlerle gelecekler, doğrusu çok merak ediyoruz’ şeklinde serzenişleri var.
Tonya ilçesinin önünü açacak üç tane olmazsa olmazı vardır…
Bunlardan birincisi Meslek Yüksekokulu, ikincisi Tonya-Kalınçam-Kürtün-Kadırga grup yolu, üçüncüsü ise Düzköy-Çayırbağı-Tonya yoludur.
Tonya’nın her kahvesinde, her sokağında her evinde, her dükkânında bu üç olmazsa olmazlar konuşuluyor.
OKULLARIMIZIN KANAYAN YARASI
Büyükliman yöresinde, eğitim ve öğretimlerini sürdüren okullarımızın maalesef kanayan bir yarasına parmak basmak istiyorum…
Geçtiğimiz yıllarda okullarımızın en büyük sorunlarının başında öğretmen açığı geliyordu. Şimdi ise, okullarımızın en büyük sorunlarının başında hizmetli sorunu geliyor.
Bazı okullar kendi imkânlarıyla bu sorunu halletmeye çalışırken, imkânı olmayan okullar ne yapıyor derseniz? Sizin anlayacağınız öğretmenler hem öğretmenlik, hem de hizmetli görevlerini bir arada sürdürüyorlar.
Yetkililerin, okullara “hizmetli sorunlarınızı mahalli imkânlarla çözün, bize sorun getirmeyin’ söylemleri kulaktan kulağa dolaşıyor. Bu söylemler doğru mu, yanlış mı? Bunun yorumunu okuyucularımızın takdirine bırakıyoruz.
Şehirlerde durumu iyi olan okullarımız kendi imkânlarıyla sorunu çözer. Ya köylerimiz için ne demeli? Köylerimizde çocuğuna ayakkabı alamayan, ona 1–2 TL bile harçlık veremeyen aileler okula hizmetli konusunda nasıl yardım yapsınlar?
Destek olmayınca da iş öğretmenlerimizin üzerine kalıyor. Ya ceplerinden para verecekler ya da temizliği kendileri yapacaklar. Bunun başka yolu yok.
Cefakâr öğretmenlerimiz hem öğrencilerimizi en iyi şekilde yetiştirmek için mücadele verecekler hem de her süpürge ellerinde temizlik yapacaklar.
Kaliteli eğitim verilebilmesi için hijyenik şartlar çok önemlidir. Geçtiğimiz hafta köy ziyaretlerinde bulundum ve ne acıdır ki, bu vahim tablo ile karşılaştım. O nedenle bu sorunu sütunlarımıza taşımaya karar verdim.
Birçok bölgemizde olduğu gibi, Büyükliman yöresindeki tüm okulların en büyük sorunu hizmetli olduğunu belirten öğrenci velileri, Trabzon Valisi Sayın Dr. Recep Kızılcık’tan okulların kanayan yarasına neşter vurmasını istiyorlar. Bizden söylemesi,…
hasanbahadir61@hotmail.com/GÜNEBAKIŞ GAZETESİ