Medeniyet Karadeniz’i ne güzel tarif eder.
Futbol medeniyettir.
Vazgeçilmez asilliğinde Karadeniz’in derinliklerinden gelen istekle, kalbinde yaşattığı bir inci’dir, aşk’tır bu.
Asırlar boyunca Karadeniz’in büyük en büyük şehri Trabzon medeniyet sahalarında kendisini tarif ederken, büyüklüğüne bu tarifinden dolayı güç katmıştır, kendi kendini inci’si veya aşk’ıyla büyütmüştür.
Karadeniz tarihi ile, coğrafyası ile, kuşağındaki kültür ve geleneği ile anılır. Bu nedenle temeli sağlam bir kaledir, bölgenin en uç veya yüksek Burcu Trabzon’dadır. Her alanda bayrağı burcun yüksek mertebesine taşınmıştır.
Trabzon spora yatırımlarını yapar, karşılığında Uluslar arası etkinliklere talip olur.
Hangi yönetimi olursa olsun, tecrübe ile Fair-Play çizgisinden ayrılmamayı şiar edinmiştir. (Gerektiğinde istifa etmiştir) Böyle olmasına rağmen, rekabetin bedeli olsa gerek ki; Bazen 5 maç saha kapatma cezası ile uydurma kararlara nice haksızlıklara muhatap kaldı. Bu durumda Fair-Play, bazen Bize Her Yer Trabzon veya Anadolu’nun Abisi oldu. Yaşanmamış ilkler sadece Türkiye’de değil, Pariste, New-York’ta, Roma’da kemençe oldu, horon oldu. Aşkı sınır tanımadı taştı köpürdü. (http://www.videoface.gen.tr/bize-her-yer-trabzon-iste-kaniti.html) Yaşadıkları yerden 1200 km uzaklıkta yapılan stada koştular. O stad ise kör ve kuytu bir yere temeli atılmış, o güne kadar sadece sert rüzgârı veya ulaşımındaki güçlükleri yüzünden İstanbul’a yakıştırılamadı. Yakınmalar veya oraya gitmemezlik oldu. Bir türlü burnundan kıl aldırmayan bu insanları kendine çekemedi Olimpiyat. Bu olumsuz stat aniden Fair-Play’ın aşkı ile müthiş bir Olimpiyat Meşalesi olduğunu yedi düvele ispat etti. O anda Televizyondan görüldüki; Ömer ÜRÜNDÜR’ün, Sinan ENGİN’in veya bir zamanlar Trabzon’a ters açıdan bakan Hıncal ULUÇ’un ağzı açık kaldı. Onlar sevginin, aşkın tarifini Olimpiyat Stadını dolduran büyük seyircilerimizden öyle bir öğrendiler ki bir zamanlar hedefine KARİZMA yok diye çıngıraklı yılan gibi bağıranlardı onlar! Onların hedefi ise Olimpiyatta şefkatin ne olduğunu büyük hocamızdan öyle bir öğrendi ki, talebeleri gol atışında havalara uçmasından, vefa borcunu veya aşık-maşuk olayını da öğrendiler. Olimpiyat yine yapmıştı yapacağını, karizmaları çizilmişti.
Daha önce devlet güvencesi verildiği halde maçın bitimine 15 saniye kala maç tatilleri akla gelir. Aradan fazla zaman geçmeden, İstanbul’da döner bıçakları ile birbirlerini dürüm halinde doğrayanlara disiplin göstermelik, uyduruk cezalar verdi. Bunları hafif dereceli kabahat sınıfına sokarlar. Oysa geçmişte aynı zihniyet bir kabahate ağır cezayı nasıl vermişti? İşte bu matematiğin sağlamasını Trabzon’da sporu çok sevenler sanki şöyle dediğini duyar gibiyim;
“Beşiktaş-Bursa maçında keserler, doğrarlar, taraftar duble dürüm!
Trabzon-Sivas maçı son 15 saniye meczup sahada ağır cezalı cürüm!”
Bu yıl Trabzon’da bayraklar yine Burca çekili vaziyette, yine Şampiyonluğa oynuyor. Roller aynı, aktörler aynı, senaryo aynı, figüranlar aynı. Ancak bu yıl NETEKİM! netice farklı olacak. Futbolun Medeniyet gücü her yerde herkese Trabzonspor’un Şampiyonluğunu yaşatacak.
Nice planlar yapılan bu güzel vatanımıza birliğin ne olduğunu futbolun medeniyeti merkezinden yani şimal’in merkezinden naklen yayın yapacağız.